Breaking News:
Akciğer Nakli -- "Hastalığın /Durumun/ Oluşumun; Tanımı: Vücuttaki her hücrenin işlevini yapabilmesi ..." -- 09 Ocak 2018
Albinizm(albinolu bireye akşın) -- "Hastalığın /Durumun/ Oluşumun ; Tanımı: Halk arasında albinolu bireye akşın, albinizme ..." -- 09 Ocak 2018
Allerjik Egzema ( atopik dermatit ) -- "Hastalığın /Durumun/ Oluşumun ; Tanımı: Halk arasında bazen deri lezyonlarına mantarda ..." -- 09 Ocak 2018
Amfizem -- "Hastalığın /Durumun/ Oluşumun ; Tanımı: Akciğer dokularının elastikiyetlerini ..." -- 09 Ocak 2018
Amniyosentez -- "Hastalığın /Durumun/ Oluşumun; Tanımı: Anne adayının karın cildinden girilen bir ..." -- 09 Ocak 2018
Astigmatizm(Gözde ışığın farklı eksenlerde farklı miktarda kırılması) -- "Hastalığın /Durumun/ Oluşumun; Tanımı: Gözde ışığın farklı eksenlerde farklı miktarda ..." -- 09 Ocak 2018
(Aşırı Tüylenme) Hirsutizm -- "Hastalığın /Durumun/ Oluşumun ; Tanımı: Kadınlarda siyah kılların bıyık,çene bölgesi ..." -- 09 Ocak 2018
Abse(irin) -- "Hastalığın/Durumun/Oluşumun Tanımı: Vücudun herhangi bir yerinde şişlik, kızarıklık, ..." -- 09 Ocak 2018
Addison (Sürrenal Yetersizlik) -- "Hastalığın /Durumun/ Oluşumun ; Tanımı:Böbrek üstü bezinin yetersiz çalışması ..." -- 09 Ocak 2018
Adet Düzensizliği -- "Hastalığın/Durumun/Oluşumun   Tanımı: Anormal uterus kanamaları, önemsiz ..." -- 09 Ocak 2018

Obsesif Kompulsif Bozukluk; obsesyon adı verilen takıntılı düşünce, fikir ve dürtüler ile kompulsiyon adı verilen yineleyici davranışlar ve zihinsel eylemlerden oluşan, takıntılı düşüncelerin günlük yaşamı etkileyecek, günlük aktiviteleri kısıtlayacak düzeye gelmesidir.

Obsesif-kompülsif bozukluğu olan kişiler, kontrol edemedikleri yinelenen ve stres yaratan düşünceler, korkular veya görüntüler  (obsesyonlar) nedeniyle huzursuz olurlar. Bu düşüncelerin yarattığı anksiyete bazı hareketleri ya da rutinleri acil olarak gerçekleştirme ihtiyacına (kompülsiyonlar) neden olur. Ritüeller takıntılı düşünceleri önleme veya akıldan uzaklaştırma girişimiyle yapılır.

Tekrarlanan hareketler gerginliği geçici olarak durdurur, obsesif düşünceler tekrar oluştuğunda kişinin bu hareketleri hemen tekrar etmesi gerekir. Obsesif-kompülsif bozukluğu olan kişiler saplantılarının ve takıntılarının gerçek dışı veya manasız olduğunun farkında olabilirler, fakat kendilerini durduramazlar.

Okb (Obsesif Kompülsif Bozukluk) Sıklığı

Son yıllarda yapılan araştırmalarda OKB’nin her 100 kişiden 2-3’ünde görüldüğü saptanmıştır.

Genellikle ergenlik döneminde ve 20-30’lu yaşlarda başlamasına karşın, okul öncesi çağdaki çocuklar dahil herhangi bir yaşta görülebilir. Erkeklerde daha erken yaşlarda başlamasına karşın genel olarak kadınlarda daha sık görülmektedir.

Okb (Obsesif Kompülsif Bozukluk) Belirtileri

Obsesyon ve kompulsiyonlar toplumdan topluma, kültürden kültüre değişiklik gösterebilir. Ülkemizde ve tüm dünya toplumlarında en sık görülen obsesyon ve kompulsiyon türleri aşağıda örnekler verilerek sıralanmıştır.

Yaygın obsesyon belirtileri:

Pislik veya mikrop bulaşmasından korkma

Başkasına zarar vermekten korkma

Hata yapmaktan korkma

Rezil olmaktan veya sosyal açıdan kabul edilemez bir şekilde davranmaktan korkma

Günahkar düşünmekten korkma

Düzen, simetri, kusursuzluk ihtiyacı

Aşırı kuşku ve sürekli güvence ihtiyacı

Yaygın kompülsiyon belirtileri:

Tekrar tekrar yıkanma, duş alma veya ellerini yıkama

El sıkışmayı veya kapı koluna dokunmayı reddetme

Kilit, ocak gibi şeyleri sürekli kontrol etme

Rutin işleri yaparken içinden veya yüksek sesle sürekli sayı sayma

Sürekli bir şeyleri belli bir biçimde düzenleme

Belirli bir sıraya göre yemek yeme

Genellikle rahatsız edici olan, akıldan çıkmayan ve uykuyu bölen kelimelere, görüntülere veya düşüncelere takılıp kalma

Belirli kelimeleri, cümleleri veya duaları tekrarlama

İşleri belirli bir sayıda yapma ihtiyacı

Değeri olmayan şeyleri toplama veya biriktirme

Tıbbi açıdan bu şekildeki düşünce ve davranışların hastalık sayılabilmesi için günlük işlevlerimizi etkileyecek, kısıtlayacak, bozacak kadar şiddetli ve yoğun olmalıdır.

Obsesif-Kompülsif Bozukluk Nedenleri

Nedeni tam olarak anlaşılmamış olsa da, araştırmalar biyolojik ve çevresel faktörlerin OKB ile ilişkili olabileceğini göstermiştir.

Genetik nedenler

OKB’li hastaların anne-babalarında ve diğer birinci derece akrabalarında OKB’nin sık olarak görülmesi hastalığın genetik olabileceğini düşündürmektedir.

Beyin işlevlerinde bozulma ve serotonin

Beyin üzerinde yapılan araştırmalarda beynin bazı bölgelerinde ve özellikle de beyin içindeki sinirsel iletimde önemli rolü olan serotonin maddesinin işlevlerinde bozukluk saptanması bunların OKB’nin nedeni olarak araştırılmasına yol açmıştır.

Çocukluk çağı travmaları

Çocukluk çağı travmalarına  (örneğin, cinsel istismar) maruz kalanlarda ileri yaşamlarında önemli bir stres yaşantısı ardından OKB’nin ortaya çıkabilmesi erken çocukluk dönemlerinin OKB gelişiminde önemli rol oynadığını göstermektedir.

Kişilik özellikleri

Kişilik yapısı olarak titiz, kuralcı, ayrıntıcı, mükemmeliyetçi özelliklere sahip olan kişiler OKB’ye yatkın kişiler olarak değerlendirilmektedir.

 

Okb Nasıl Tedavi Edilir?

OKB kendi kendine geçmez, bu yüzden tedavi edilmesi önemlidir. En iyi tedavi yöntemi ilaç ve bilişsel davranış terapisidir. Kronikleşme yani müzmin hale gelme olasılığının yüksek olması tedavinin önemini arttırmaktadır.

Erken teşhis her zaman tedavi süresini kısaltır.

İlaç  tedavisi

Özellikle serotonin sistemi üzerinde etkili olan ilaçlar OKB tedavisinde oldukça yararlı olmaktadır. Serotonin Geri Alım Engelleyiciler adı verilen bu grup ilaçlar OKB tedavisinde yaygın ve başarılı şekilde kullanılmaktadır.

Tedavinin ilk günlerinde hafif bulantı, baş ağrısı, uyku bozukluğu, midede huzursuzluk gibi geçici yan etkiler ile hastaların çoğunun dile getirmeye çekindikleri cinsel yan etkiler görülebilir. Ancak bu grup ilaçlar genellikle hastalar tarafından kolaylıkla kullanılan ve kullanımları sırasında bir sorun yaşanmayan ilaçlardır.

Etkilerinin görülmesi için iki hafta kadar beklemek gerekir. İlacın etkili olup olmadığına karar vermek için en az 10 hafta süre geçmesi beklenmelidir. Etkili olduğuna karar verilirse tedavinin gerekirse günlük doz arttırılarak en az iki yıl sürdürülmesi gerekir.

Bilişsel-davranışçı tedavi

Obsesif hastalar kaygı verici düşünceler ile bu düşüncelerden kaçarak ve kaçınarak başa çıkmaya çalışırlar. Ne var ki düşüncelerden kaçmaya çalıştıkça bu düşünceler daha da artmakta ve böylelikle kısır bir döngü oluşmaktadır. Davranış tedavilerinde amaç hastayı kaygı veren ve kaygı oluşturduğu için kaçma ve kaçınma davranışlarına neden olan düşüncelerle  [obsesyonlar]  karşı karşıya getirmek ve bu karşılaştırmanın oluşturduğu kaygıyı azaltmak için devreye giren tekrarlayıcı davranışları [kompulsiyonlar] engellemektir. Bilişsel ve davranışçı terapiler hem hastalığın tedavisinde hem de özelikle tekrarlamaların önlenmesinde çok önemli bir yer tutmakta, tedavide bazen tek başlarına bazen de ilaç tedavileri ile birlikte kullanılabilmektedirler. Bilişsel davranışçı tedaviler tedavi seçenekleri arasında en önemli yeri tutmaktadır.

Bu belirtilerin çoğundan şikayetçi iseniz bu durumda aile hekiminize ya da bir psikiyatri polikliniğine başvurmanızı öneririz.

banner enabiz

  • Prev
  • Sizin İçin Seçtiklerimiz