Breaking News:
Akciğer Nakli -- "Hastalığın /Durumun/ Oluşumun; Tanımı: Vücuttaki her hücrenin işlevini yapabilmesi ..." -- 09 Ocak 2018
Albinizm(albinolu bireye akşın) -- "Hastalığın /Durumun/ Oluşumun ; Tanımı: Halk arasında albinolu bireye akşın, albinizme ..." -- 09 Ocak 2018
Allerjik Egzema ( atopik dermatit ) -- "Hastalığın /Durumun/ Oluşumun ; Tanımı: Halk arasında bazen deri lezyonlarına mantarda ..." -- 09 Ocak 2018
Amfizem -- "Hastalığın /Durumun/ Oluşumun ; Tanımı: Akciğer dokularının elastikiyetlerini ..." -- 09 Ocak 2018
Amniyosentez -- "Hastalığın /Durumun/ Oluşumun; Tanımı: Anne adayının karın cildinden girilen bir ..." -- 09 Ocak 2018
Astigmatizm(Gözde ışığın farklı eksenlerde farklı miktarda kırılması) -- "Hastalığın /Durumun/ Oluşumun; Tanımı: Gözde ışığın farklı eksenlerde farklı miktarda ..." -- 09 Ocak 2018
(Aşırı Tüylenme) Hirsutizm -- "Hastalığın /Durumun/ Oluşumun ; Tanımı: Kadınlarda siyah kılların bıyık,çene bölgesi ..." -- 09 Ocak 2018
Abse(irin) -- "Hastalığın/Durumun/Oluşumun Tanımı: Vücudun herhangi bir yerinde şişlik, kızarıklık, ..." -- 09 Ocak 2018
Addison (Sürrenal Yetersizlik) -- "Hastalığın /Durumun/ Oluşumun ; Tanımı:Böbrek üstü bezinin yetersiz çalışması ..." -- 09 Ocak 2018
Adet Düzensizliği -- "Hastalığın/Durumun/Oluşumun   Tanımı: Anormal uterus kanamaları, önemsiz ..." -- 09 Ocak 2018

Fiziksel aktivite: Günlük yaşam içerisinde, iskelet kasları kullanılarak yapılan ve enerji harcamasını gerektiren her hareket fiziksel aktivite olarak tanımlanır.

Egzersiz (Düzenli Fiziksel Aktivite): Fiziksel uygunluğun bir veya daha fazla bileşeninin korunmasını veya geliştirilmesini amaçlayan düzenli, planlanmış ve tekrarlı fiziksel aktivitelerdir.

Düzenli fiziksel aktivitenin, birçok sistemin ve organın fonksiyonu üzerinde olumlu etkileri bulunmaktadır. Yaşlılık dönemine kadar düzenli fiziksel aktivite yapmamış kişilerde bile düzenli egzersiz yapmanın yaşam süresini ve yaşam kalitesini arttırdığı gösterilmiştir. Fiziksel aktivitenin olumlu etkileri şunlardır:

  • Kalp hastalığı ve inme riskinde azalma,
  • Tip 2 diabetes mellitus riskinde azalma,
  • Yüksek kan basıncında düzelme,
  • Kolestrol seviyesinde düşme,
  • Kolon ve meme kanserleri başta olmak üzere bazı kanser risklerinde (akciğer ve rahim) azalma,
  • Kilo alımının önlenmesi,
  • Kalp-akciğer performansının geliştirilmesi,
  • Düşmelerin önlenmesi ve kalça kırığı riskinde azalma,
  • Depresyonda azalma, bilişsel fonksiyonlarda düzelme,
  • Kemik mineral yoğunluğunda artma,
  • Uyku kalitesinde düzelme olarak sayılabilir.

 

Yaşlılara Önerilen En İdeal Fiziksel Aktivite

Yürüme

Her yaştaki bireyler için en iyi fiziksel aktivite olan yürüme, en yaygın ve kolay uygulanabilen dayanıklılık (aerobik) aktivitesidir. Yaşlılarda uygulanan fiziksel aktivite programlarında yürümenin önemi büyüktür. Yürüyüş; ekleme binen stresi azaltan ve destek sağlayan, rahat ve uygun bir ayakkabı ve mevsime uygun bir elbiseyle yapılmalıdır.

Yürüyüş programı normal adımla, dengeli ve kolay yürüyebilecek şekilde uygun bir alan seçilmeli ve uygun zamanda (kişi için uygun saat dışında hava koşullarının uygun olması, yemeklerden iki saat sonra, öğle sıcağı yerine ikindi veya kuşluk zamanının tercih edilmesi vb.) yapılmalıdır.

Eğer düzenli yürüme alışkanlığı yoksa ya çabuk yorulma olur ya da istenilen hızda yürünemez. Bu durumda pes etmemek önemlidir. Yürüyüşe yavaş başlamalı ve istenilen seviyeye ulaşıncaya kadar süre ve mesafe tedricen (derece derece) artırılmalıdır. Başlangıçta, 20 dakikalık süreler amaçlanmalıdır.

Bu süreye ve daha yukarısına haftada 10’ar dakika artırmak suretiyle ulaşılmasıdır. Bu süreçte, bazı öneriler yürüme süresini artırmaya yardımcı olabilir (Örneğin, otobüsten bir durak önce inip eve yürümek veya asansöre binmek yerine merdivenleri kullanmak). Yürümeye başlamadan önce “germe” egzersizleri yapılmalı ve yürümeye yavaş, rahat bir hızda başlanmalıdır. Yürürken baş dik tutulmalı ve karın içe doğru çekilmeli, kollar da doğal bir şekilde sallanmalıdır. Yürünecek mesafenin Rahat bir şekilde gidilebilecek uzunlukta olması önemlidir. Daha sonra mesafe, azar azar derece derece artırılmalıdır. Uygun ayakkabılar dışında başka bir ekipmana ihtiyaç duyulmaz. Yürüme bacak, sırt ve karın kaslarını kendi rahat ritim ve hızlarında çalıştırır. Fizyolojik olarak iyi bir egzersiz olduğu için kas kuvvetini ve dolaşımı artırır, dengeyi geliştirir, bacak ve sırt kaslarındaki kasılmaların azalmasına yardımcı olur.

Yürümenin fizyolojik yararları yanında, zihinsel durumun ve kendine güvenin gelişmesi de yer almaktadır. Kişilerin stresini ve gerilimini azaltır.

 

Herhangi bir sağlık problemi olan kişilerde yürüme

Amfizem, nefes darlığı, görme kaybı, denge problemleri, zayıf bacak kasları, ayak ağrısı ve ödemi, felç nedeniyle kas zayıflığı ve kronik hastalığın diğer olumsuz etkilerine sahip bireyler de yürümelidir. Engelli durumunda olan bu bireyler, herhangi bir destekle (yürüteç, baston, birine tutunarak) hekimlerinin önerilerine uygun olacak şekilde yürüyebilirler. Örneğin; kronik akciğer hastalığı olan bireylere, akciğer kapasitelerini geliştirmek için solunum egzersizleri ve gevşeme teknikleri öğretilebilir.

 

Yürümeye Alternatif Aktiviteler

Yüzme

En iyi fiziksel aktivitelerden biri de yüzme ya da suda yapılan egzersizlerdir. Suda vücut ağırlığı olmadığı için sırta, kol ve bacaklara yük binmemektedir. Yüzme bu nedenle tercih edilir. Yüzme, ömür boyu yapılabilen ve kişilerin fiziksel uygunluğunu koruyan bir spordur.

Bisiklet

Bisiklete binmeyi seven bireyler, güvenli alanlarda bisiklet sürebilir veya sabit bisiklete binebilirler. Kişi, ısındıktan sonra bisikleti sürmeye başlamalıdır. Ardından pedal, hızlı şekilde çevrilmelidir. Soğumak gerektiği için sona doğru pedallar yavaş çevrilmeli ve bisiklet sürme işi bitirilmelidir.

Yaşlılar egzersiz sırasında nelere dikkat etmeli?

  • Egzersize mutlaka ısınma ile başlayın.
  • Egzersize düşük şiddetle başlayın, zaman içerisinde şiddeti artırabilirsiniz.
  • Sakatlanmaları önlemek için uygun ayakkabı (hafif, ortopedik tabanlı, bileği kavrayan) kullanın ve toprak zeminde yürüyün.
  • Egzersizleri dışarıda yaparken hava koşullarına dikkat etmeli ve gerekli önlemler alınmalı ve uygun giysi (pamuklu, terletmeyen ve sıkmayan) kullanılmalıdır.
  • Sıcak ve nemli havalarda günün daha serin saatlerinde egzersiz yapın.
  • Kan şekeri düzeyinizi takip edin ve diyabet hastasıysanız yanınızda karbonhidrat içeren yiyecekler bulundurun.
  • Egzersiz öncesinde ve sırasında bol su tüketin.
  • Yemekten hemen sonra egzersiz yapmaktan kaçının.
  • Çok açken egzersiz yapmaktan kaçının.
  • Düşme riskiniz varsa destek kullanın.
  • Egzersizler sırasında nefesinizi tutmayın.
  • Egzersizler sırasında eklemlerinize aşırı yük bindirecek pozisyonlardan kaçının.
  • Egzersizlere ısınmadan başlamayın soğuma aktiviteleri ile sonlandırın.
  • Kuvvetlendirme (düşük ağırlıkla az tekrarla başlayın, giderek tekrar sayısını ve ağırlık miktarını arttırabilirsiniz) egzersizlerini 1’er gün ara ile yapın.

Fiziksel Aktivitenin Yaşlılık Üzerine Etkileri

  • Olası ani ve sistemik hastalıklar nedeniyle ölüm riskini azaltması,
  • Kanser gelişim riskini azaltması,
  • Vücut direncinin artması ve enfeksiyonlara karşı koruma geliştirilmesi,
  • Kas-iskelet sistemini güçlü tutarak yaşlılıkta sık görülen düşmeler ve düşmelere bağlı kırık riskini azaltması,
  • Denge ve düzeltme reaksiyonlarının gelişmesi ile yaşlılıkta sık görülen düşmelerin önlenmesi,
  • Depresyon, anksiyete ile başa çıkma gücünü arttırması, bireylerin yaşamdan keyif almasını sağlaması,
  • Sağlıklı yaşlanmayı sağlaması,
  • Daha aktif yaşlı bireyler yaratması.
  • Sağlığı koruyucu ve geliştirici etkisinin görülebilmesi,

 

Fiziksel aktivite azlığı yaşlanma süreci ile oluşan fizyolojik değişiklikleri hızlandırır, pek çok kronik hastalık sıklığını artırır, bu hastalıkların daha erken yaşta görülmesini sağlar, kısaca yaşlılığı hızlandırır, yaşam süresini kısaltır.

Ağzında ağrı, kötü ve eksik dişleri olan, çiğneme veya yutma zorluğundan yakınan ve uyumsuz proteze sahip yaşlı bireylerde çiğneme fonksiyonu olumsuz olarak etkilenecek ve beslenme yetersizliği görülecektir. Bu nedenle yaşlılık döneminde;

  • Dişlerde ve ağız dokularında ağrı ve enfeksiyon
  • Ağız kuruluğu
  • Çiğneme bozuklukları
  • Dil hareketlerinde kısıtlanma
  • Ağız içi yara
  • Ağız açıklığında kısıtlanma
  • Diş etlerinde kanama
  • Diş çürükleri
  • Ağız dokuları ile uyumu bozulmuş ve ağrıya neden olan protezler
  • Renk değiştirmiş, dişleri aşınmış, sık sık kırılan protezler,

gibi durumlarla karşılaştığınızda diş hekiminize danışınız

Ağız sağlığınız ile ilgili öneriler

  • Her yemekten sonra dişlerinizi fırçalayınız.
  • Fırçanızı en az üç ayda bir değiştiriniz.
  • Fırçanız dişlerinizin arasını iyi temizleyemez. Bu yüzden, ara yüz temizliğini, diş ipi ve ara yüz fırçası ile yapınız. Benzer şekilde, kron ve köprü gibi sabit protezlerin temizliği sırasında, normal diş fırçasına ek olarak, ara yüz fırçası ve diş ipi kullanılabilir. Dişler fırçalandıktan sonra dil de fırçalanmalıdır, dilin temizliği için üretilmiş özel dil temizleyicileri de kullanılabilir.
  • Size en uygun olan diş fırçasını, fırçalama yöntemini, diş ipini ve ağız gargarasını diş hekiminize sorunuz.
  • Öğün aralarında şekerli gıda tüketiminden kaçınınız. Eğer, şekerli gıda aldıysanız ve diş fırçalama olanağınız yoksa en azından ağzınızı suyla çalkalayınız.
  • Portakal ve limon gibi yüksek oranda asit içeren meyvelerin tüketiminden sonra dişlerin hemen fırçalanması yerine, ağzın su ile çok iyi çalkalanması gerekmektedir. Diş fırçalama işlemi bir süre sonra yapılmalıdır. Aksi takdirde, dişlerde aşınma ortaya çıkacaktır.
  • Ağız kuruluğunuz varsa, şekersiz sakızlar ve nemlendirici ajanlar sizi rahatlatabilir.
  • Ağız kuruluğu, ayrıca, protezlerin tutuculuğunu da olumsuz yönde etkiler, gün içinde bir kaç kez suyla gargara yaparak bu sorunu çözmek mümkündür.
  • Ağız hastalıklarının genel sağlığınızı etkileyebileceğini unutmayınız. Düzenli diş hekimi kontrollerini aksatmayınız.

 

 

İdrar kesesi basıncının idrar tutmayı sağlayan kas yapılarının oluşturduğu basıncı geçmesi ile idrar yolundan vücut dışına istemsiz olarak çıkması durumudur. Yaşlılarda %15-50 oranında izlenir. Yaşlanma ile idrar kesesi işleyişinde bir takım değişiklikler olur. Bunlar:

  • Bazı sistemik hastalıklara bağlı olarak idrar kesesinin işleyişi bozulabilir (Şeker hastalığı gibi)
  • Yaşlı bireylerin zihinsel kapasitesi, hareket yeteneğindeki azalma idrar tutabilme ve idrar yapma yeteneği üzerine olumsuz etki yapabilir,
  • Yaşlılarda gece idrar çıkışında artış olur,
  • İdrar tutmayı sağlayan adale yapılarında güçsüzlük ortaya çıkar,
  • Yaşlanmaya bağlı sinir sistemi etkilenmesi ile idrar hissinin algılanması gecikebilir,
  • İdrar kesesinde istenmeyen kasılmalar ortaya çıkar,
  • İdrar yolu önünde prostat gibi tıkayıcı bir engel büyümeye başlar.

İdrar Kaçırma İçin Yaşlılık Döneminde Risk Faktörleri

  • Yaşlanma,
  • Kullanılan ilaçlar,
  • Geçirilmiş ameliyatlar,
  • Ek sinir sistemi hastalığı varlığı,
  • Şişmanlık,
  • Travma,
  • Kabızlık,
  • Doğuşsal anormallikler,
  • İdrar yolu iltihapları,
  • Prostat büyümesi,
  • Kısıtlı hareket yeteneği,

İdrar Kaçırma Durumundan Korunma veya Hafif derecede İdrar Kaçırması Olan Olgularda Yapılması Gerekenler

  • Ek hastalık varsa kontrol altına alınmalıdır,
  • Sıkışma tipi idrar kaçırma yakınması olan hastalarda sıvı kısıtlaması ve kalça adalelerinin çalıştırılması gibi yaklaşımlar önerilir,
  • İşeme eğitimi verilerek programlı idrar yapılması öğretilir,
  • Kabızlığı önleyici beslenme önerilir,
  • İdrar kaçırma türüne göre ilaç tedavisi yapılabilir,
  • İdrar kaçırmaya neden olabilecek ilaç kullanımı varsa ilgili doktor önerisi ile değiştirilebilir,

Gerekli durumlarda sonra veya vücut dışı cihazlar kullanılabilir

Saçlarımızın beyazlaması gibi gözümüzde de yaşlanmayla ilgili değişiklikler olur. Yaşlanmaya bağlı olarak gözlerimizde ortaya çıkabilecek değişiklikler; 

 

Presbiyopi (Yaşa bağlı yakını görme bozukluğu):

  • Yaşa bağlı yakını görme bozukluğudur, genellikle 40’lı yaşlarda çıkar.
  • Göz merceği yaşlanır ve yakına odaklanamaz.
  • Yakına bakışta görme bulanıklığı gelişir.
  • Görme bozukluğu genellikle gözlük ile düzeltilir. Kontakt lens, lazer, göz içine lens konulması diğer tedavi uygulamalarıdır.

Göz Kapağı Sorunları

  • Göz kapağı düşüklüğü (pitoz); kapak dokusunun elastikiyetini kaybetmesine bağlı göz kapağının aşağı düşmesidir. Görmeyi engelliyorsa ameliyatla düzeltilebilir.
  • Kapakların içe (entropiyon) ya da dışa dönmesi (ektropiyon) yaşlanmaya bağlı görülebilir. Tedavisi ameliyattır.
  • Cilt kanseri; kapak kenarında iyileşmeyen yaralar uzun süreli şişlikler şeklinde görülebilir. Erken dönemde göz hekimine başvurulması gereklidir.

Kuru Göz

  • İnsan yaşlandıkça gözyaşı üretimi azalır.
  • Batma, yanma, kuruluk hissi, kızarıklık olur.
  • İlerledikçe kum varmış hissi oluşur.
  • Yaşlanma dışında romatizmal hastalıklar, göz kapağı hastalıkları, başka hastalıklar için kullanılan ilaçlar ( tansiyon, allerji, kalp, mide ilaçları gibi) nedeniyle de gelişebilir.
  • Tanısı, muayene ve bazı testlerle konulur.
  • Tedavide, genellikle suni gözyaşı damlaları verilir.

Ağlar Şekilde Göz Sulanması

  • Gözyaşı kanal tıkanıklığı sebebiyle görülmektedir.
  • Tedavisi, ameliyattır.

 

Uçuşmalar

  • Okurken, ekrana bakarken gözün önünde uçuşan gölgelerin ortaya çıkmasıdır (sinek uçuşması).
  • Genellikle 40 yaşından sonra görülür. Katarakt ameliyatı olanlarda, miyop gözlerde ve travma hikayesi olan gözlerde daha erken ortaya çıkar.
  • Aniden ve yoğun şekilde ortaya çıkarsa hekime başvurulmalıdır.
  • Retinada (göz dibinde) yırtık veya kanama nedeniyle olmuş olabilir. Kısa sürede muayene gereklidir.

Işık Çakmaları

  • Şimşek çakması şeklinde hissedilir.
  • Retina yırtığı habercisi olabilir.
  • Kısa sürede göz muayenesi gereklidir.

Ailesinde göz hastalığı olanlar ve risk grubundakiler daha sık muayene olmalıdır. Hastalığın ilerlemesi beklenmemelidir. Bazen tek bir muayene hastalığın erken yakalanması için yeterlidir. Kendi önlemlerinizi alın ve özellikle;

  • Sigaradan uzak durun,
  • Yeterli ve dengeli beslenin
  • Güneş gözlüğü, siperli şapka kullanın
  • Hastalıklarla ilgili bilgi edinin

 

Yaşlılık döneminde duyma bozuklukları

Yaş ilerledikçe tüm organlarda görülebilen yaşlanma, işitme organında da görülür, işitme duyusu gün geçtikçe zayıflar. Yaşlanmaya bağlı olarak ortaya çıkabilecek duyma sorunları;

Yaşlılık Tipi İşitme Kaybı (Presbiakuzi) İşitme kaybı duyma yetisinin azalması veya tamamen yitirilmesidir. Yaşlılık tipi işitme kaybının üç temel nedeni olduğu söylenmektedir.

  1. Kulağa giden damarların özelliklerini yitirip artık eskisi gibi kan taşıyamaması,
  2. İşitme sinirinin yaşla birlikte özelliğini kaybetmesi,
  3. Beyindeki işitme merkezinin özelliğini ve işlevini yitirmesidir.
  • İşitme kaybı genellikle 60 yaş üstünde başlar.
  • Her iki kulakta olur ve simetriktir.
  • Sıklıkla, rahatsız edici olarak algılanmayan bir çınlama da eşlik edebilir.
  • Bu tip işitme kaybı altmış 65-74 yaşları arasında her 4 kişiden birinde ve 75 yaşın üzerinde her iki kişiden birinde ortaya çıkmaktadır.
  • Başlangıçta konuşmayı anlamada değişiklik gözlenmez. Zamanla sessiz harflerin anlaşılması bozulur.
  • Daha sonrada konuşmayı anlama eşiğinde düşme ortaya çıkar. (Hastalar bunu duyuyorum ama anlamıyorum şeklinde ifade ederler.)
  • Konuşmaları tam anlayamadıkları ve sözleri tekrarlattıkları için yavaş yavaş sosyal hayatın dışına itilirler.
  • Sıklıkla her iki kulakta birden aynı anda ve kademeli olarak görülmesi nedeniyle yaşlılık tipi işitme kaybı hastaları işitme duyularını yitirmekte olduklarını fark edemeyebilirler.

Yaşla birlikte azalan yakını görmenin çözümü yakın gözlüğü, azalan işitmenin çözümü ise işitme cihazıdır. Yaşlılık tipi işitme kaybınız varsa işitme cihazı için KBB doktorunuza başvurunuz.

Kulak Çınlaması (Tinnitus)

Çınlama (tinnitus), hastanın dışardan herhangi bir sesli uyaran olmaksızın anormal ses algılanması olarak tanımlanır. Tinnitus hastalık değil bir şikayettir. Yaşlıların %33’ünü etkileyen ve işitme sisteminin en yaygın şikayetidir. Hastalar ses için (vızıldama, su çağıltısı, ıslık sesi gibi) değişik tanımlamalarda bulunabilirler. Çoğu insan nadiren tinnitusu fark eder ve genellikle sessiz ortamlarda fark edilir. Bu gibi durumda, KBB doktoruna başvurulması gerekir.

Kulak Kiri (Buşon)

Yaş ile dış kulak yolu cildinde deri altı dokusunun incelmesiyle deri incelir ve bezlerin salgısı azalır. Kulak kirinin yapısı değişir. Sertleşir ve miktarında azalma olur. Kulak yolundaki kılların kalınlığı ve sıklığı artar. Bu nedenlerle kulak yolunun salgısının dışarı atılması güçleşir Dış kulak yolu girişinde birikir ve kulak tıkacı oluşur. Bu durum işitmede geçici kayıplara neden olur.

Tedavi: Kulak kirinin temizlenmesidir.

Yaşlanmayla birlikte;

  • İşitme zamanla azalmaya başlar.
  • Kulaklarda uğultu, çınlama olabilir. Bunlar doğal yaşlanma sürecinin bir parçasıdır. Ancak bu tip şikayetler başka hastalıkların da habercisi olabileceğinden mutlaka hekime başvurulmalıdır.
  • Kulak yolunun doğal salgısı hastalık olarak algılanmamalı ancak birikip kulak yolunda tıkaç oluşturuyorsa tedavi edilmesi gerekir.
  • İşitme sağlığımız için bilinçsizce ilaç kullanmayın ve hekiminize başvurun.

Mümkün olduğunca yüksek sesli ve gürültülü ortamlardan uzak kalalım

banner enabiz

  • Prev
  • Sizin İçin Seçtiklerimiz